bu sefer ortasındayım zorluğun. dualara ihtiyacım var.

“Allah kahretsin,” demiştim ilk 2 çizgiyi gördüğümde. Ne utanmıştım sonra.  Yazacağım deyip bir türlü yazmaya elimin gitmemesinde var mıydı bir hacet. Ada o kadar büyük krizler geçirdi, bulantılarım beni o kadar yatağa bağladı ki, kaldım böyle arada derede. Genelde olayları özümsedikten ve çözümledikten sonra yazıyorum.  Bir başkasına faydası olur diye. Şimdi ise tam ortasındayım zorluğun. […]

Devamını oku

ve işte yine yeniden.

tek sayıları seviyorum. üç’ü özellikle. hayatım hep üç etrafında dönüyor.  düşündüğüm herşeyi üç kişi için düşünüyorum. biz üç kişilik bir aileyiz. 20 sene sonra da gözümdeki senaryo bu şekilde canlanıyor.  bu çok tanıdık ve kolay. hopp, bızzzt, ay tutulması, karmaşa, tepetaklak… —- iki çizgi mi????? —– film burada koptu. ve burada başlıyor hikayenin devamı.  48 […]

Devamını oku

sizin geçişleriniz nasıl?

Uzun zamandır özlemle ve merakla hayata geçmesini beklediğim bir çalışmadan bahsedeceğim size. Bol bol yazıp durdum, Continuum Concept, Attachment Parenting vs hakkında.  Gönlüme ve anneliğime en yakın bulduğum kavramlardı bunlar.  Ama çok önemli bir kısmının üzerinde durmamıştım.  Bu kavramlar bağlamında yaşanan ebeveynlik aracılığıyla kendimizde yaptığımız yolculuklar, üzüntüler, gözyaşları, feryatlar, kahkahalar… Bunlar bizi bizi yapan geçmişimiz […]

Devamını oku

bir dizi inci diş gibi bir insan: Doç. Dr. Işık Demiröz

Evet söz verdim, yazacaktım. Arayı açmak istemedim. Okuyanlar bilirler, diş maceralarımı.  Gezdiğim diş hekimi sayısının 10un üzerine çıktığını da. Son diş maceramızdan sonra, dişlerimizde lekelenmeler tekrarladı.  Bahsedilen ozon tedavisini de yaptırmaya ayaklarımız gitmedi bir türlü.  Amaç edindik, dişlerini 3.5/4 yaşına kadar olduğu durumda tutabilirsek, sonra müdahale daha insani olacaktı. Bu arada ozon tedavisini danışmak için […]

Devamını oku

çocuğunuz anaokuluna illaki gitmeli mi?

Durup durup böyle ağır bir konudan girmeyecektim esasında. Yazacak çok şeyim vardı.  Geçirdiğim annelik evreleriyle ilgili. Yüzleştiğim hayatımla, küçüklüğümle, içimle ilgili. Nasıl hep de sıkıntıları bir nebze atlattıktan, üzerinde düşünmeye ve anlamaya vakit bulduktan sonra yazdığımı, sıkıntının içinde boğuşurken yardım istemenin benim için ne zor olduğunu yazmak isterdim.  Aylar geçti, parmaklarım klavyeye yanaşmadı.  Paslandım.  Gene […]

Devamını oku

bugün

Gene Nehir‘i düşündüğüm, kızıma başka başka baktığım, onunla uzun uzun konuşup emzirmeyi sonunda galiba gerçekten bıraktığım, içimin ağladığı, uzuuun bir yolculuktan sonra geldiğimiz bu noktadan hem korktuğum hem heyecanla beklediğim bir gündür. Bana derin derin baktı. “Sen emzirme bitince annenden kopacağını mı sanıyorsun?” diye sordum.  “hı-hı” diye iç çekerek cevap verdi.  Buralara nasıl geldim bilmiyorum. […]

Devamını oku

iyi ki varsın.

sen. tanıdığım en şahane insan. seninle paylaştığım 15 sene katlanıp, çarpılıp büyüsün istiyorum. ben, bugün, senin sayende olduğum yerdeyim. sayende anneyim. bunun için dünyaları versem sana yetmez. geceler boyu benim annelik seçimime saygı duyarak ayakta geçirdiğin saatlere. tüm yorgunluğuna rağmen onu gördüğünde göz kenarlarında oluşan gülme çizgisine. hiç üşenmeden, her gün onu parka, yeşilliklere götürmene. […]

Devamını oku