hayat.

Biz öyle planlarken, aranırken, koşuştururken gelir bulur bizi hayat. Bazen bizi gömüldüğümüz sıkıntıdan eliyle çeker çıkarır bir melek.  Omzumuza dokunur.  “Sen bu evde oturma bak sana ne buldum, şu evde otur,” der.  Bak bu okul içine sinmedi, ben sana yeni bir okul açtım, gel gel buraya bak,” der.  “Sen benim varlığımdan bi-habersin ama ben yola […]

Devamını oku

Bu ay benim arınma ayım.

Bu ay doğum yaptığım ay olacaktı.  Bir erkek bebeği kollarıma aldığım, göğsümde o sızıyı yeniden hissettiğim, emzirdikçe bağlandığım, duygulandığım, ağladığım, güldüğüm, evimin insanlarla dolduğuna hem sevindiğim hem söylendiğim bir ay olacaktı.  İki koynum da dolu olacaktı sonunda, koltukaltlarım kabarık. Havuz içinde deneyecektim doğum sancılarımı geçirmeyi – havuz bile belliydi. Ada’yı yanımda tutacaktım mümkün mertebe, onun […]

Devamını oku

Doğal Doğum ve Fotoğraf

Uzun süre düşündüm bu postu buraya yazıp yazmamayı… İki şapkamı birden takıp da kargaşa yartmak istemedim ama yok dayanamadım yazacağım.  Esasında tamamiyle doğal doğumda fotoğrafçının yeri nasıl olmalı, mahremiyet nasıl korunmalı onu yazacaktım.  Baktım Başak arkadaşım bunu kısa ve öz bir sekilde – hem de bir hamilenin gözünden – yazmış.  Ben de başka bir yöne […]

Devamını oku

Asılı kalmış bu sessizlik…

…Buraya yapışmış.  Elim gidip de yazamamışım bir türlü.  Halbuki ne çok şey biriktirdim bu aralar. Ama önce bununla başlarım.  Kızımın iki yaşına gelmesini burada değil de Facebook’ta kutlamışım bu sefer. Şevklen buraya kopyalarım: “Kafamda binbir düşünce, önümde binbir iş, bir gözümü açmışım 27 Aralık olmuş gene… Üzerinden tam 2 yıl geçtiğine şu satırları yazarken inanmam […]

Devamını oku

Doğal neden güzeldir?

Doğal doğum hakkında ne biliyorsunuz?  Bu iki kelime sizin için ne anlama geliyor? Bu soruyu bana 2 sene önce sorsanız, hatta ilk hamileliğimin başında, ‘vajinal yoldan yapılan doğum’ olarak tanımlardım.  Yani sezeryan dışı olan her doğum, benim için doğaldı. Sezeryana oldum olası hiç yanaşmadım.  Ama Ada’nın beni dürtmeleri olmasaydı, sanırım burada kalır ve onu ‘pitocin-epidural-epizio’ […]

Devamını oku

Şu mesele

Şimdi merak edenler vardır bu böbrek meselesi noldu diye… Son derece evrimsel geçirdiğim bir 4-5 ay sonunda, 27 Aralık 2007 tarihinde New York şehrinin ‘yukarı doğu’ bölümünde gözlerini hayata açtı Ada.  Hem de etrafında bulunan herkesin büyüsünden etkilendiği, dışarıdaki keskin soğuğa rağmen içlere akan bir ılıklık saçarak… Suratımıza çarpan bir tokat gibiydi şu böbrek meselesi… […]

Devamını oku