Bir düz çizgide yürüyor olsaydık eğer, güneşin etrafını turlayarak, ben tam bir sene önce, bugün, o içimi acıtan sözleri yazdığım yerde olmalıydım yeniden.

Yerine, huzur denizinin ortalarında bir yerdeyim.  Hayata şapka çıkarıyorum bazen.

İleri geri bir sürü şey yaşadım bu bir sene içinde.  Kendimi, ailemi, sevgimi, sevgilimi, anneliğimi, işimi, evimi, yaşamımı her şeyimi sorguladım birer birer.  Hayatımda ilk defa süreklilik göstererek her hafta aksatmadan gittim, kalbimi anlattım tanımadığım bir insana.  Bir ayna gördüm sonunda karşımda.  Ne kadar uzun zamandır aynalara küs olduğumu farkettim.  Yalnız mecazi de değil hani..

Neye benziyorum ben? Ne yaparım? Neler yazarım, ne düşünürüm, ne giyerim, ne fotoğraflarım? Neleri severek yaparım, neleri kendime toplum aracılığıyla layık biçmişim? Gönlüm nerelerde yatar? Nelerde yatmaz? Neleri rutin, neleri hissederek, neleri pöfleyerek yaparım? Nasıl yemek yer, nasıl danseder, nasıl yürürüm? Nasıl öpüşür, nasıl bakarım? Ne menem bir kalkandır etrafımdaki, delip geçemem? Nasıl yüreğimi kattığım her yemek leziz, nasıl baştan savma yaptığım her iş bozuk olur?

Nasıl bir anneyim ben?…

Ada’nın annesiyim, Ada’dan önce kaybettiğim bebeğimin de.  Seçerek gitmesinin yolunu açtığım, doğsaydı bugün 8 aylık olacak olan oğlumun da… Ama buzdağının üzerinde sadece Ada ile ilişkim var… Altındakiler onu besliyor, karmaşıklaştırıyor, ama bunlar çok derinde. Aynalarıma yansıyamıyor.  Görmüyorum, elimle tutamıyorum onları.  Hislerime anlam vermeye çabalarken, neyin nereden geldiğini anlamıyorum çoğu zaman.  Tıpkı yaşanmış nice hayatlara rağmen, bedenimin sadece bu benliğimi bilmesi, herşeyi yalnızca hatırladığı anılarla anlamlandırmaya çalışması gibi…

Çok düşünen, az yaşayan birisiyim.  Zamanım akıp gidiyor. 15 gün sonra 35 yaşımdayım ve yıllarımın çoğunu düşünerek geçirdim.  Bu yaşım için dileğim; kendimi akan sulara gerçekten bırakabilmek, başıma gelenlere hasetle veya pişmanlıkla değil, minnetle bakabilmeyi öğrenmek.  Bunu sonradan bir fırın düşündükten sonra da değil, anında yapabilmek. Her zaman doğru, her zaman düzgün, her zaman kabul görür olmaya çalışmamak.  Gönlümce sevmek, paylaşmak, kirletmek, dağıtmak.  İçimdeki Aslan’la Başak’ı, Oğlak’la Kova’yı dengeleyebilmek…

Zamana köle olmak yerine, meydan okumak; çok okumak, az düşünmek, bol yaşamak.

4 thoughts on “Zaman

  1. Harikasın sevgili Aslı… Yeni yaşında bol bol yaşamayı diliyorum sana..Güzel Ada ve tüm sevdiklerinle birlikte.. sevgilerimle,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s