Uyku ile ilgili yazdığım son yazıya gelen yorumlar ve bu sabah sevgili Ayça‘nın gönderdiği link üzerine sanırım bu konuya biraz daha eğilmenin faydalı olabileceğini düşünüyorum.  Gelen yorumlardan anladığım birşey var ki beni şaşırtmadı.  Çoğu anne bunu canı gönülden yapmak istiyor ama yapamıyor.  Okuduğu herşey buna karşı geliyor ve bunu isteyen anne kendini suçlu hissediyor.  ‘Ne iyi oldu da sonunda böyle bir yazı okuduk,’ gibi bir yaklaşım var.  Mutlu oldum, iyi ki yazmışım dedim.  Çünkü dedim ya, bu anneler gibi ben de çok cebelleştim.  Bu bir tabu gibi, ‘tü kaka’ bir şey gibi karşılanıyor toplumumuzda.  Halbuki incelendiğinde ve eskilere gidildiğinde – veya daha az batılaşmış kesimlere – bu olay zaten böyle.  Kadın çocuğunu koynunda büyütüyor.  Başka türlüsünü bilmiyor.  Sen şimdi gidip ona ‘ben çocuğa süs püs içinde yatak yaptım,’ ‘koridorun sonunda bir odaya koydum, çocuğu da içine yatırdım’ desen kadıncağız bunu tasavvur bile edemeyecek.  (ve muhtemelen senin çocuğun için bayağı üzülecek)

Sabah dinlediğim programda Prof.Dr. Sabiha Paktuna Keskin de yanı konuya değiniyor.  Bu ayrı odada yatırma olayı batılaşmış toplumlar dışında dünyanın hiçbir yerinde yok.  Şimdi bizim modern, okumuş, şehirli kadınlarımız da bu yüzden bunu istiyor olmaktan bir nevi utanç duyuyorlar.  Ne yalan söyleyeyim, ben de bir noktada bu duyguların hepsini yaşadım.  Ama modern dünyanın bize sunduğu en güzel şeylerden birisi de sınırsız araştırma kapasitesi.  Bunları kullanıp sentezleyince bütün yollar Roma’ya çıkıyor işte bir şekilde.

Dikkat çekmek istediğim, önceki yazımda atladığım bir konu da anne ve bebeğin aynı odayı paylaşarak uykularında yakaladıkları uyum.  Beraber uyuyan bebek uyku evrelerini ve nefes düzenlemesini anneye uyduruyor (bkz. Dr. Sears Baby Book).  Uyku evreleri senkronize olunca, bebeğiniz belli bir ihtiyaçtan uyandığında, siz de zaten hafif uykunuzda oluyorsunuz ve uyanıp ona ilgi göstermeniz çok daha kolay oluyor.  Farklı odalarda yatınca bu uyum bozuluyor.  O uyanıp ağladığında siz muhtemelen ‘top patlasa duymam’ evresinde oluyorsunuz ve kalkıp, odaya sürünüp, bebeğe ilgi göstermek hem bedeniniz hem zihniniz için bir test haline geliyor.  Ben kaç kere bilirim eşimin beni sarsarak uyandırdığını.  Sanki yerin yedi kat dibinden kalkıp gelirdim resmen.  Beni en çok bu fikre ikna eden şeylerden biri bu uyumdur aslında.  Deneyin, göreceksiniz…

Bana yazan anneler arasında çocuklarının ayrı bir odada mutlu bir şekilde yattığını, ve bunun için bir zorlama veya ağlatma yapmadıklarını, kendi kendine böyle geliştiğini bildirenler olmuş.  Evet, bazı çocuklar daha az talepkar.  Çok küçük yaşta sunulanı beyinleri ‘olması gereken budur’ şeklinde kodladığı için daha ‘sorunsuz’ halloluyor bu konu.  Ama ben kesinlikle Sabiha hanım‘a katılıyorum.  Çocuk doğasında, insan doğasında bu var.  Susan çocuk bir nevi iletişim kurmayan çocuk anlamına gelebiliyor.  Buna dikkat etmek lazım.  İleride bunların etkileri daha farklı yerlerden çıkabiliyor.

Tabiki gene her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, ama benden paylaşması, ve gündemde tutması.  Daha ne kadar sizinle yatmak isteyeceğini sanıyorsunuz ki?  Gün gelecek, bu iş mazi olacak.  Tadını çıkarın derim ben.

* Fotoğraf için boich‘e teşekkürler.

29 thoughts on “Yine yeniden…Uyku.

  1. Aslı hanım,

    Merhaba, ben psikologum ve anneyim, oğlum Rüzgar 16 aylık. Yakın arkadaşlarım hep yadırgadı beni “sarılın uyuyun” dediğimde..Ferber dediler, Tracy Hogg dediler, ben de onlara learned helplessness – öğrenilmiş çaresizlik- tüm bunlar dedim, ağlıyor ağlıyor , e başka çarem kalmadı bari uyuyum diyor çocuk, yardım gelmeyeceğini anladığı anda vazgeçiyor, ama bu ona çok zarar veriyor diye anlattım durdum..

    Bir önceki postunuzla bir seminer organizasyonuna vesile oldunuz. Psikolog Nilüfer Devecigil var, attachment parenting seminerleri veriyor, Ocak da Adana’ ya gelecek, sizin yazınızdan sonraki iz sürdüm biraz, sonuç bu seminer oldu 🙂

    Sevgiler..

  2. Iraz hanım merhaba

    Çok sevindim böyle bir şeye vesile olabildiğime… Nilüfer’i tanıyorum ve çok beğeniyorum… Onunla ilgili diğer yazılarıma da baktınız sanırım…

    Ne güzel sizin gibi insanları bir araya getirebiliyor olmak. Sevgiler.

  3. O bahsettiginiz yorum bana ait
    Benim cociugum cok guzel iletisim kurabilen ve cok mutlu bir bebek.
    Sizin bebekleriniz koynunuzda yattigi icin sizi benim oglumun sevdiginden daha cok seviyor sanmayiniz
    yada bizi part-time anne gorme curetini gostermeyiniz
    Evet bu tercih meselesidir
    Oylede dusunen var , boylede
    herkes istedigini secer AMA
    Sirf kendi sectigi yolun dogru olduguna inanamak icin digerini tuu kaka yaparsaniz ortada buyuk bir yanlis var demektir

    Batili toplumlarda yestisen cocuklarla diger toplumlarda yetisen cocuklar arasindaki farkta bariz oratada zaten
    Birinde hala bebek muamelesi gorup , en ufakbirseyde uaaaaa diye aglarken , digerinde ozguveni gelismis , kendi basinin caresine bakabilen cocuklar cikiyor karsimiza

    Caresiz anne alir koynuna , belli olmaz bakarsiniz onumuzdeki ay benimde basima gelir , cocugumuaglatacak degilim saatlerce amaaaaaaaa
    basarisizligin sonu karalamak olmamali

    sevgiler

  4. Yeliz hanım merhaba. Bahsettiğim sadece sizin yorumunuz değildi. Özelimden de yazanlar oldu. Benim niyetim kesinlikle bu yol diğerinden iyidir demek değil. Hiçbir metodu ‘tü kaka’ yapmış da değilim. Kimsenin sevgisini de ne ben ölçebilirim ne de başka birisi. Bu sizin kişisel dünyanız ve kişisel tercihiniz. Çocuğunuzu dilediğiniz gibi yetiştirmek sizin insani hakkınız.
    Yalnız bu kesinlikle bir başarısızlık yazısı değildir. Bir çok yolu denemişlik ve diğer hiçbirşeyi içine sindirememişlik, anneliğine yakın bulamamışlık yazısıdır. Ben beceremedim o yüzden bu yalnış demiyorum yani. Denemediğim birşeyin ‘yüzeydeki’ başarısını bilemem pek tabi.
    Ama söylediğniz birşey dikkatimi çekti. Özgüven ve bireysellik açısından bakıyorsanız olaya, attachment parenting’i biraz daha araştırmanızı tavsiye ederim. Anne-baba bağı doğal yollarla desteklenen çocukların (beraber uyuma bunun büyük parçalarından biri) daha çabuk ve daha sağlıklı bir şekilde bireyselleştiği ve kendi ayakları üzerinde durabildiğine dair çalışmalar yatsınamayacak kadar çok. Bakın gene doğru olan bu demiyorum. Benim aklıma yatan budur diyorum. Araştırın, kararınızı kendiniz verin.

  5. ya bu “bu kesin doğrudur” denebilecek bir durum değil. belki “bize böylesi daha iyi geldi” denebilir ki ben aylarca çocuğunu kendi yatağında ve odasında uyutmaya çalışıp, kısmen başarılı olup yine de birlikte yatmayı seçen bir anneyim.
    yelizcim olaya bireysellik ve kişisel gelişim açısından bakarsak bizim de tam tersine birlikte yatmaya başladıktan sonra daha özgürleşti. benden daha rahat kopar oldu. bence bilinçaltına şu mesajı kazıdım “annem ne zaman istersem yanımda”
    ilyas bence doğuştan kendi kendine uyumayı beceren bir çocuk. sen de zaten hassastın bu konuda ve gayet dengeli bir geçiş yaparak erkenden ilyası kendi odasında yatırdın. şimdi size mars kadar uzak geliyor haliyle çocuğunla birlikte yatmak.

  6. Arkadaslar
    benim demek istedigim anne bu yolu secebilir
    Ben istemez miyim oglumla uyumak.Dunyada kendi cocugunun kokusundan daha guzel bir koku var mi
    Herkes inandigi yolda gider
    Buyaziyi basarisizlik yazisi olarak grmek diil , yorumlarida goze alarak yazdim ben yorumumu
    Yani masa basi isi , part time annelik vs bence cok yanlis tanimlamalar
    Ben ozguven ornegini , verilmis bir ornegin ustune verdim.
    Yani susan bebekler , sessiz bebekler vs diye degerlendirilince olay bana yanlis geldi , hemde cok .

    Cocuk ayri yatar, anneyle yatar, oyun oynar – oynamaz , sosyaldir ya da antisosyaldir HER NE ISE anne ve baba uzerine dusup ,onem verdigi surece o cocuk adam gibi cocuk olacaktir,

    Ama suda inkar edilmemeli ki bazi anneler butarz yazilarikacis yolu olarak goruyor ve ben buna katilmiyorum
    Aslinda incden verilmis cok mesajlar var benim yontemimi uygulayanlara

    Bende kendi acimdan soyluyorum ki buda cok guzel bir yontem
    inanin cocugunuz sevgisiz buyumuyor yada anne ve babaya olan ilgi ve sevgisi daha az degilayri odadauyudugu icin

    Benim cocugumun uyku duzenindeki basari esimindir benden cok .
    Esim Pakistan asilli ve Ingilterede dogup buyumus .Yani doguyuda batiyida bilir
    Secimi beraber yaptik , uygulamada onun rolu buyuktu

    Bana gercekten uzak geliyor Hulya ama dedim ya , bakarsiniz onumuzdeki ay bi ateslenir ,yanima alirim ve birdaha ayrilmak istemez yanimda yatar, bununda garantisini veremem..Olmaz demeyeceksin hic bir zaman
    ama ben cok aile biliyorum egitmen alip cocugunu uyku duzenine alistiran (kndileri kiyamadiklari icin )

    en dogrusu nedir ne siz ne de ben soyleyemem
    en dogrusu annenin inandigidir diyelim ama fikrimize aykiri dusenlerinde kotu bir yontem olduguna inandirip kendimizi o yolla mutlu olmayalim derim ben
    sevgiler

  7. Yeliz, cocuklarin uykusu annelerin basarisi yada basarisizligi ile dogru orantili degil. Her cocugun karakterinin yaninda metabolizmasi, biyolojisi de farkli. Uyku konusunda Asli`nin iki seferdir yazdigi yazilari buyuk bir ilgiyle izliyorum. Asli cok yontem denedigini ve su anda yaptiginin ailecek herkesi rahatlattigini soyluyor. Susan cocukla ilgili prof. Sabiha Keskin`in soyledigine katiliyorum. Susmak, uykuya gecerken aglamak yada uykusundan aglayarak uyanmak, bagirmak vs. yi icermiyor. Gercekten de olaylara tepkisi olmasi gerekenden az olan, sessiz kalan ve konusmayi henuz bilmeyen ve iletisimini aglayarak,miziklayarak ki bu en dogal iletisim o yaslarda, dile getirmeyen bir cocugun kesinlikle sosyallesme konusunda alacagi yol, diger cocuklara gore zor olacaktir. Hatta tepkisiz cocuklarin otistik olma olasiligi da yuksektir ki sen de takdir edersin.
    KImse, Ilyas yada baska bir cocuk kendi odasinda uyumayi ogrendi diye seni yada baska anneleri batili taklitciligiyle, yetersiz annelikle suclamiyor. Asli cok guzel yaziyor bence, cok yuvarlak yaziyor. Bu konu benim elime dusseydi milleti kirip gecirirdim. Ki magara kadini olmayi tercih ediyorum diye noktayi koymusum.
    Batililarin sadece cocuklari aglatan ve yalniz birakan yontemler buldugunu ve bunlarin da (hepsini denedim ben de, bak magara kadini olmayi tercih ediyorum, hic de asagilanmis hissetmiyorum) bizler tarafindan tu kakalandigini sanma. Ingiliz pediatri uzmanlari var ornegin, cocuklarin 5 yakina kadar anne ve babalariyla uyumalarinin ozguvenlerini besledigini, gelecekte daha mutlu bireyler olduklarini kanitlayan arastirmalari var. Simdi onlar da batili. Hani bu arastirmayi Senegal`li pediatri uzmanlari yapmis olsaydi, derdim ulan kendi kulturlerine prim veriyorlar. Yok iste oyle degil, bu konuda batililar da ikiye ayrilmis durumda. Bana, bizim kodlarimiza kadar islemis olan birlikte uyuma, anne cocuk arasindaki gece paylasilan ayni ortam vs. diyen arastirmalar daha mantikli geliyor…isime mi geliyor? valla bir bakima oyle, cunku Dante gecede 3 kere uyanan bir cocuk, ki yanimizda yatiyor (ailecek bunu sectik) Asli`nin dedigi gibi surunerek gitmeyi istemiyorum…sonra Dante diger bircok cocuga gore cok mutlu, piril piril bir cocuk ve kendine olan ozguveni ile bircok ayri yatan/uyuyan cocuga gore cok yuksek. Ozgurlugune de duskun, birey olmayla ilgili bosuna bebekliginden beri yazmiyorum, o bir birey cunku (gercekten)…Kendi kendine yemegini yiyen, kendi kendine ayakkabilarini giyip, cikaran, ha kendi kendine uyumasini da bilen bir cocuk (son zamanlarda ben hasta oldugumda `anneye yardim ediyor Dante` deyip kendi kendine uykuya daliyor) . Gelecekte kicimin dibinden ayrilmayip, kararlarini kendisi veremeyecek bir yapida hic degil mesela. Ben simdiden parlak bir genc goruyorum, kendine guveni olan, kendi kararlarini veren…Bunun bizim yanimizda yatmasiyla iliskinin bir nebze de olsa oldugunu dusunuyorum (daha bir suru etken var) .
    Dedim ya, her cocugun metabolizmasi farkli, tepkileri farkli vs. Ilyas boyle oldugu icin mutlusun, ne guzel. Bir de tabi soyle birsey var, mesela cocugum cok guzel yiyor dersin, o gunun aksaminda yemeyecegi tutar, hep oyle olur, murphy kanunu ya, disi var, kabizligi var, kabusu var, travmasi var, korkular baslayacak, hastalik var, boylari uzarken cektikleri bacak agrilari var, var da var anasini satayim, bugun uyurken ertesi hafta bunlardan dolayi bakmissin yanina gelmek ister, istemezsin, ciyak ciyak aglar, dayanamazsin alirsin yanina, 1 hafta oyle gider, sonra bakmissin sevmissin, sonra bir yazi daha yazarsin bu konuda :))) Oluyor yani, deneye deneye…

  8. ACALYA
    Bak nasil da Danteyi ornek verdin hemen
    Oysa ki kimse sana Dante bunlari yapamayacak dememisti .Konunun Danteyle ilgisi yoktu .
    Benimkide ayni tepki iste, hic bir farki yok ..Bu sekilde dusunup , tekrar degerlendirsen sevinirim

    Susma konusu bunlari icermiyorsa eger UYKU konusunun icinde isi ne ?Uyanikken susmadan bahsediliyor demek ki .

    Bir celiskide su .
    Ben odasina gitmeye usenmiyorum, full-time anne oldugum icin deseydim eger o zaman biz usneiyoruzda mi yanimizda yatiyoruz derdi tum cocugu ile uyuyanlar ..Haksiz miyim ?

    benim okudugum hic bir kitap cocugunu catlayana kadar aglat diye bir bilgi icermiyordu .Aglatmaninda bir siniri var zaten ,kaldi ki cocuk bu , ne yaparsan yap aglar !

    Son yazdiklarina fazlasiyla katiliyorum ki yorumunda da belirtmistim..deneme yanilma

    ama peki bu cocugun bir gun odasina gecmesi gerekmeyecek mi ?
    bunun icin nediyor o uzmanlar ?
    gercekten merak ettigimicin soruyorum ,asla sarcastic degil !

  9. simdi copy paste edeyim senin blogdan…

    Elbette ben de, sen de cocuklarimizdan ornek verecegiz, KONU onlar cunku!!! :))))

    Ben de 4 yasina kadar annem ve babamla yattim. Annem ev kadiniydi…full time yani :))) hic uykularinin yada cinselliklerinin etkilendigini sanmiyorum (bildigim kadariyla)
    Ben anneme cok duskun degilim, cok severim, aramizda acayip guzel bir bag vardir ama kicinin dibinde de hic yasamak gibi bir arzum olmadi. Soylediklerine gore de birkac mziiklamadan sonra kendi yatagimda yatmisim…akilli cocuklar oyle yapar 😉 merak etme bu veletler hergun gelisiyor, eger Dante memede degil de kendi kendine uyumayi `anneme yardim ediyom` diye yapmaya basladiysa, ben inanirim ki bu cocuk `hadi yatagina naş” dedigimizde birkac mziiklamadan sonra tipis tipis gidecek…daha 4 yasina kadar yolu var yani, ohoooo.

  10. Baktikca baktikca harika postlar goruyorum bu sayfada
    Bu sayfanin yazari da bizim gibi cocugu icinen iyisini isteyen , arastiran ve bilgilerini butun annelerle paylasan bir anne yazar
    Ben yazidaki bazi soylemleri yanlis buldum ve hala da buluyorum.
    Sizin gibi benimde fikrimi beyan etme hakkim var ,ben de bu hakkimi kullandim.
    Sen onu oyle anladin , ben boyle anladim diil mesele ..

    Ayrica ben suna inaniyorum ki ;uyku disiplini vermeye calismis ve basarali olmus olmasina ragmen , aslinda bence bu iyi bir sey degil diyip cocugunu yanina geri almis bir anne yok aramizda
    yada
    ilk gunden beri bu yontemi bensemis ve oyle davranmis bir anne

    Bu durumda boyle bir yazi isimize gelendir , belki de zevkle okurken aradaki bazi kelimeleri kaciriyoruzdur ?
    Neden hic biriniz ,ama sonucta disiplin saglamis annede mesaisi biten anne diildir demediniz ? Bu ne derece dogru bir dusunce tarzidir ?
    Ayrica ise mantik olarak bakarsaniz biz fazla mesai yapiyoruz gak dedi guk dedi , kalk , koridordan odasina ulas vs .
    Oysa ki ben ,hala bebegi ile yatanlari da anlayabilirim bi noktada diyorum , son derece karsi olmama ragmen.

    Yani her zaman olmasada bazen kendi kendimize kaldigimizda soyleyip, inandiklarimizla , yazdiklarimiz ayni seyler mi acaba ?
    Ne demek istedigimi hepiniz anlamissinizdir diye dusunuyorum

  11. ha bir de ne geldi aklima, Dante 7 aylik olana (22 ay once) kadar feci bir savunucusuydum cocugun ayri yatmasi, kendi odasinda yatmasi konusunda…Anne ve Bebisi Esra bilir ona biraktigim yorumlardan, cocuk dana kadar olana dek mi yatacak anne baba yaninda, anne babanin hayati yok mu, ne zaman uyuycaz, ne zaman seviscez (salaklik iste, sanki seviscek baska yer yok, illa kendi yataginda seviscen), 30 yasinda da artik yanimizda yatar, biy biy biy diye yorum yazmisliklarim vardir. Oluyor yani, Asli`nin bundan onceki yazisina biraktigim yorumda, su anda yaptigimiz seye nasil karar verdigimizi anlattim, oyle milletin anlattigi gibi kolay olmadi bizim ferber`imiz…dedik ya her cocuk farkli diye, orda da anlattim ne perisan oldugumuzu…kimi cocuk kolay gecis yapiyor boyle bir duruma, kimisi hem kendini hem anne babayi perisan ediyor. Oyle degisken bir durum ki bu, bilmiyorum Dante belki de yarindan sonra diycek ki, ben kendi yatagimda yatcam anne/baba.
    Anneligin, cocuk uyuduktan sonra bittigini dusunmuyorum, anne annedir, full time annedir her zaman…Annelik part time mi olurmus hic?

  12. Ben artik bu konu ileilgili yazmiyorum
    Soylemek istedigim sey o kadaracik ve net ki
    anlamak isteyen herkes kolayca anlar.
    Anlamak istemeyeninde vardir bi gerekcesi !

    Sevgiler

  13. merhabalar
    ben konuya biraz geç dahil olmuş olabilirim ama söyleyecek birkaç sözüm var..
    ben öğretmenim aynı zamanda 8 aylık bir meleğim var. uzun yıllardır öğretirken öğrendiğim bir şey var; çocuğun çok özgüvenlisi de özgüven verilmeyeni de kötü.
    her çocuk farklı bir biraydir ve tarzını kendi oluşturur.

    ben, bebeğin 6 aylık olana kadar kendi beşiğinde ama aynı odada, 6 ayı doldurduktan sonra ayrı odada yatırılması taraftarıyım. bebeğin 1 yaşına kadar karakteri oturuyor. fazla korumacı olan ailelerin çocukları hep anneye babaya muhtaç yaşıyorlar bebek gibi. daha özgür çocuklar kendi başlarına yaşadığı problemleri halledebiliyorlar.
    bu demek değildir ki ben çocuğumu ağlatarak kendi yatağında yatırttım. belki de dünyada en az ağlayan bebektir kızım. ağlamasın üzülmesin diye ilk 3 ay günde en az 18 saat yerimden kalkmadan emzirdim. uyanınca ağlamasına fırsat vermeden kucağıma aldım böylece istediklerini ağlayarak elde etmesini öğrenmedi. sık sık kucağıma aldım ” aman kucağına alışır” diyenlere inat. öyle bir şey de olmadı çok şükür. sürekli gülücükler saçan mutlu bir bebek oldu kızım. çevremdekiler de hayatlarında ilk defa bu kadar mutlu bir bebek gördüklerini söylüyorlar. yani anne baba yanında yatmayan çocuk mutsuz olmuyormuş..

    kızım doğduktan sonra hep şunu düşündüm; insanı annesinden daha çok kimse sevemez ve ilgilenemez. bugün ölsem kızım nasıl yaşar ya da 10 yaşındayken???
    hep bir gün sonrasını düşünmek gerek..

    heeee bir de çok pimpirikli olmamak lazım. sürekli farklı yöntemler falan.. bırakın çocuklarınızı biraz kendi haline ya. hayatlarını yaşasınlar 🙂
    sevgiler

  14. çok özgüvenlisi de özgüvensiz kadar tehlikeliye katılıyorum
    bence her şeyin bir ortası olmalı
    bebek daha bebekken dahi sorunlarıyla baş edebilmeyi öğrenmeli
    ama beraber uyumak anne bağımlısı yapmaz bence
    anne bağımlı olmak ile anneye bağlı olmak iki farklı kavram
    benim oğlum 2 yaşına kadar kendi isteğiile gecenin bir vakti yanımıza gelmek istediğinde geldi buna hiç itiraz etmedim ama odasında da uyudu
    Erin’i bilen onun yüksek özgüvenli ama yine de anneye bağlı ve temkinli olduğunu söylemeliyim
    bunun en büyük sebebi her zaman her konuda kararlarını verebilmesi için şans vermek oldu
    bebek de olsa bir birey gibi davranma bunun anahtarı
    ve doğalına bırakmak
    sınırlar olmadan olmaz çocuk kendini güvende hissetmez ama fazla sınır ve kural da kendini güvende hissetmemesini sağlar.
    sevgiler
    bir tek uykuya bağlayamayız bu özgüven meselesini yine bence

  15. Bir şey eklemeyi unuttum. Bir de bazen aileler kendi duygusal ihtiyaçlarından çocukları yanında yatırıyorlar. Bir ailevi sıkıntı oluyor mesela, annenin çocuğun kokusunu duymaya ihtiyacı oluyor, bunu ayırt etmek, bu benim doğal annelik içgüdüm diye kabullenmemek lazım.

  16. Çok güzel bir yazı olmuş meslektaşım, uzun zamandır yazayım deyip ertelediğim bir konuydu sayende ben de yazdım 🙂 Fotoğrafla ilgilenen bir sosyologu nasıl olmuşta kaçırmışım şimdiye değin ona da şaştım ayrıca:))

  17. merhaba,
    ben de oğlumu bizim odada, kendi beşiğinde (bu aralar, parmaklığı çıkarılmış ve bizim yatağa yapışmış olarak-co-sleeping) uyutuyorum. sabiha paktuna’nın tüm söylediklerine çok güveniyorum ve uyugluyorum. bebeğin anne-babanın odasında uyuması gerektiğini söylüyor, yalnız çoccugun ne zamana kada anne-babanın odasında uyuması gerektiğiyle ilgili ne söylediğine denk gelemedim. bu konuda ne dediğini bilen var mı?

  18. merhaba,
    tam aradığım zamanda karşıma çıktı yazınız, yalnız oğlum 13 aylık ve benim yanımda yatarken de kalkıyor ve ben onu yine ayakta dans ederek uyutmak zorunda kalıyorum sürekli birlikte yatmıyoruz uyanıp da tekrar derin uykuya dalamadığı dolayısıyla yatağına yatırınca hemen uyandığı zamanlar yanıma alıyorum kafasımı karışıyor acaba bir de bütün gece birlikte uyuyanlara sorum oğlum en geç 8’de uyuyor önce yatak sonra kucak mı?

  19. ben okuduklarımdan dinlediklerimden anladıgım kadarıyla cevap vereyim. sürekli yanınızda yatırmanız lazım. bu aynı yatakta olmak zorunda değil. aynı odada ayrı beşikte olabilir, sizi görebilmesi gerek, veya beşiğin kenarını çıkarıp kendi atağınıza yapıştırabilirsiniz. aynı yatakta uyur gibi olur ama daha güvenli onun için. bir oraya bir oraya yatırısanız olmaz sanırım. çünkü annenin gitmesi kaygısı yüzünden uyanıyor ve kucağınızda olunca rahatlıyor. yanınızda yattığında uyanıp sizi görüyor, kokunuzu alıyor, zamanla her uyandığında sizi yanında görünce artık gitmeyeceğinizi anlayıp kaygısı azalmaya başlayacaktır.

  20. Tugba merhaba

    Tugceye katiliyorum. Sureklilik saglandiginda buna alisacak ve endiseleri azalacaktir. Biz Ada’yi yanimiza aldigimizda asagi yukari senin oglun kadardi ve esasinda yatagini cok seviyordu. Esim once karsi cikti, yanimiza almaya, cunku Ada oyun oynuyordu bizle. Bizim yatagin uyuma mekani oldugunu bilmiyordu. Ben de aynen senin gibi sonunda pes edip kucagima alip sallayarak uyutup ama genede sonra kendi yatagima yatirarak basladim bu beraber uyuma olayina.

    Kisa surede ailenin tum fertleri buna alisti ve uykular uzamaya basladi.

    Sonra sonra gece yatarken kendi odasina yatagina yatirmaya (ama yaninda yatarak) basladik. Bizden erken yattigi icin. Sonra ilk uyanisinda bizi cagiriyor, gidip aliyorduk. Donem donem degisiyor ama sonucta gecenin cogunlugu hep beraber uyuyoruz. O da bunu biliyor. Ve bunun cocuga verdigi huzur ve mutlulugu tarif edemem 🙂

    Kolay gelsin!

  21. Çok teşekkür ederim bunları uygulamaya başlıyacağım çünkü gereksiz yere hırpalanıyorlar bence de zaten hayata alış,çevreyi keşfet,diş çıkar,içlerinde ki duygu fırtınaları da cabası…uyuyorsa ne ala uyumuyorsa al kucuna uyu:)))

  22. İlgiyle okudum. Bu blogu bu kadar geç farketmeme de çok üzüldüm. Nurturia vesile oldu. Çok sevindim. Continuum concept kitabından bana daha hamileyken bahsetmişti bir arkadaşım. Nedense basiretim mi bağlandı nedir, bir türlü gidip alamadım. Bu yazının üzerine bulup almayı düşünüyorum.
    Teşekkürler.

  23. Benden de merhaba!

    Ben de üstteki yorumun sahibesi Evren sayesinde öğrendim blogunu… hepimizin benzer yazıları olduğunu fark ettim -hatta, yeni yazacağım bir yazı için de cesaret vermiş oldun!

    Ben hep şuna karşı çıktım: aynı çocuk bile belli zamanlarda farklı yollara, yöntemlere gereksinim duyuyorken, nasıl olur da “her çocuk için” aynı şekilde uygulanması gerektiği söylenen uyku yöntemleri ortaya koyabilir insanlar? Önemli olan, kreş psikoloğunun da bize söylediği, “uykuya güvenli geçiştir”. Nasıl rahatlıyorsa çocuk, nasıl mutlu oluyorsa, nasıl mutlu uyuyorsa. Bir de, benim oğlumla birlikte bir çok arkadaşımın bebeği oldu; bloglar sayesinde pek çok anneyle daha tanıştım. Ve gördüğüm şey şu: pek çok şeyi olduğu gibi, uykuyu da genetik faktörler etkiliyor. Bebeğin uykuya kendiliğinden dalmaya niyeti varsa, “kodu” böyleyse, zaten yapıyor bu işi. Değilse, hangi “uyku” yöntemi denenirse denensin, olmuyor. Bir blogda, 2 ay boyunca çok disiplinli bir şekilde yatır/kaldır uygulamış, bebeği artık 1-2 pişpişle uykuya dalan ama yine de gece boyunca 2-3 kere daha uyanan bir annenin deneyimini okudum geçenlerde. Bu anne, elinden gelen herşeyi yapmış, ama ne bebek hala “kendi kendine” uykuya dalıyor, ne de gece deliksiz uyuyor. Kabul etmeyen çocuğa tutmuyor yani bu yöntemler. Eee, o zaman çocukları zorlamanın anlamı ne? Evren’in yazılarında bahsettiği gibi, ne kadar demokratik?

    Ben, bizim deneyimizi şurada anlatmıştım: http://basakvecinar.blogspot.com/2010/02/uykuya-ozgurluk.html Orada “Çınar hala gece uyanıyor” yazıyor ama artık uyanmıyor da!

    Tüm bu yazı ve yorumlarda beni rahatsız eden şey, “en doğrusu benim yöntemimdir” yaklaşımıyla yazılan postlar oldu. Evet, muhakkak ki, “sizin bebeğiniz için en doğrusu yaptığınız şeydir” ama bu herkes için doğru olmayabilir. O yüzden, iddialaşmak yerine deneyim paylaşmanın daha verimli olduğuna inanıyorum.

    Sevgiler!

  24. rüzgar 7 ayını bitirdi 5 ay boyunca kolikle uğraştık halada ek gıdalara başladığımızdan beri gaz sancısı ve huzursuzluğu var o yüzden gece tam anlamıyla güzel bir uyku uyuyamıyor odamızda bizim yanımıza yatıyor beşiğinede agladığında yanımıza alıyorum ve huzurlu bir sekilde uyuyor onu kendi yatağına yatırmayı düsünemiyorum cünkü bana ihtiyacı var bunu hissettiriyor.anneler içgüdülerini dinlemeli bebekleri nasıl mutlu ve huzurluysa oyle yapmalılar ağlatmanın doğru olmadığını düsünüyorum.blogunuzu takip edicem nurturia sayesinde kesfettim ve çoook yararlı oldu benim açımdan emin olun :))

  25. yukarıdaki yazılanlarla ilgili olarak öncelikli idolüm sn.Keskin Paktuna….. oğlum efe 4 yaşında… ve tamamen içgüdülerimle büyüttüm diyebilirim. eskilerin kocakarı söylentilerini ve uzman görüşleride takip ederek ,dikkate alarak ve annelikle sentezleyerek davranmaya çalıştım…Arkadaşlar ,anneler lütfen ve lütfen uzmanlara ama yaşanmışlıklarada yer verin çocuğunuzu büyütürken ,eğitirken…benim piskoloji ve pedogoji düzeyinde bir eğitimim yok…fakat çok ilginçdir ki sn. PAKTUNA nın söylediği tavsiye ettiği ve bir konu hakkında ki yorumlarını tahmin edecek kadar örtüşüyor düşüncelerim ve fikirlerim.. bence bunun nedeni ki kendisi çok değerli ve başarılı profösörlerimizden ki meslekdaşlarıyla dahi kıyas mukayese edemem fakat bütün yorumları ve tavsiyeleri MAKSİMUM DÜZEYDE NATURALL….Yani sanki aklın yolu bir ve anneliğinize güvenin diyor…oğlumu 2 yaşına kadar eşimle ben koynumuzda yatırdık..ve o günler ki her anı ayrı bir lezzet geri gelmeyen…ya 9 ay karnımızda taşıyoruz. dünyaya geldiğinde itinayla o faunusun içinden bu dünyaya yumuşak ve uyumlu geçişi yapmak için bin tane hareket yaparken annesinin babasının kokusundan neden ayırmaya çalışıyoruz …neden anlayamıyorum ben ??? ayrı odaları süsleyip sadece gelen misafirlerden alkış beklentisi ve kokumuzdan onu mahrum etmeyi uygun görüp neden onları cazalandırıyoruz….efenin doğduğu günden beri bizimle uyuması arkadaşlarımın çoğunu ailemi ve annemi o kadar rahatsız ettii ki bir daha asla yataklarımızı ayıramayacağız kararlarına benden çok inandılar….. ve efe 2 yaşındayken yani 2. yaş gününün ertesinde oğlumun kendi yatağına beraber beğendiğimiz süper bir nevresim takımı ve birkaç araba modelli yapıştırıcılar ve yatak süsleri ile onun büyüdüğünü ayrı bir yatağa sahip olmalısın efecim ve dilediğin zaman da bizim yatağımıza gelebileceğini anlattım ve o gece onunla yattım…bir kaç gece daha birkaçsaat…uyandığı zaman hemen yanına gitmek….şimdi 4 yaşında kendi kendine bulduğu bişey sadece hafta sonları bizimle yatıyor..hiç sorun yok….Çünkü ben oğluma doğduğu andan itibaren gece gündüz her anında onun yanında olduğumu o güveni ona verme fırsatı yarattım kendimce….ve şu anda gecenin 1 30 dayım,oğlum yatağında huzurla uyuyor….biliyor ki ne zaman bana ihtiyacı olduğunda ben YANINDAYIM….belkide bu gece benim ona ihtiyacım olacak ve onun koynunda uyuyacağım….DÜNYANIN EN GÜZEL TERAPİSİ ONLARA SARILMAK KOKLAŞMAK…..boşverin anneler tadını çıkaralım anneliğimizin…

  26. birde batılaşmadan örnek verilmiş yorum yazan arkadaşlar…bence öncelikle mutlaka kendine güvenen ama asi olmayan evlatlar yetiştirmek..yani o özgüveni de ona verirken o oranda da tevazuyu da öğretebilirsek tadından yenmez…batılı gibi olmak veya öyle düşünmek veya öylesini doğru benimsemek herkesin kendine ait doğru. burasıda iletişim platformu ve farklı fikirleride öğrenmek paylaşmak çok güzel. tabiki kendi uyguladıklarımızı da savunacağız… ve bence batılaşma oğlum 18 yaşına geldiğinde özgüveni zirvedeyken evini ayırma,dilediğini yaşama ve istediğini gereğinden ve yaşından önce yaşamışlığın doygunluğu ile farklı arayışlarıda TATMAK ,İÇMEK KOKLAMAK sureti ile 30 yaşında 70 yılı sığdırmış bir geçkin yetişkin olmasını göreceksem a la türklük diyorum……..acizane düşüncem inancım bu yönde…bizim anneannelerimizin babaannelerimizin o çok konuşkanlığı olmasa neye gülerdik…..işe gittiğimizde çocuğumuzu hatta onunda bakıcısını kime emanet ederdik….aman 40 ı çıkmadan odada yalnız bırakma hurafelerini,aslında yeni doğmuş bebeğin tükürüğüyle bile boğulabileceğni hatırlarsak,defalarca bakıp karnı şişip iniyormu paronoyası ile nefes kontrollerini anımsarsak hurafelerimizi bile severiz. ve milyon tanesini örnekleyeceğimiz türk inanışlarını artıya çevirmenin yolları o kadar kolay ki….ben YAŞASIN ALATURKA diyorum….batılılarda olsun ki aramız da farkımızı anlayalım.

  27. Aslında gözden kaçırılan bir nokta var, sadece çocuk anneye bağımlı olmuyor, bu karşılıklı birşey annenin de çocuğa bağımlı olması diye bir durum var. Yani bir çocuk anneye bağımlıysa muhtemelen anne de çocuğa bağımlıdır. Peki bu ne zaman başlar? Annenin davranışlarıdır bu bağımlılığı şekillendiren diye düşünüyorum.

    Çocukla birlikte yatmak bağımlı bir ilişkiye neden olur mu? İşte bu kişiden kişiye değişir bence, çünkü ne özgüven meselesi ne de bağımlı olup olmama durumu yalnızca uyku eğitimi ile şekillenen şeyler değiller.

    Çocukla yatılmalı veya muhakkak ayrı yatılmalı diye kesin bir hüküm vermek mümkün değil sanırım. Bebek doğduğunda gözlemlemek, ihtiyaçlarını dikkate almak gerekir diye düşünüyorum, fakat bebek istiyor diye de her istediğini elde etmesini sağlamak yanlış olur. Unutmayın kimse hayatta her istediğini elde edemiyor. Bence bunu bebeklerin bile yavaş yavaş öğrenmeye başlaması gerek. Eğitim budur. Çocuğun karakteri ilk 6 yılda şekillenir. Ben ilk 3-4 yıl toleranslı olayım sonra disiplin ve eğitime geçerim demek ne kadar kendini kandırmaktır! Yine de eğitim adına çocukların bunaltılmasına ve öğrenilmiş çaresizlik yaşamasına karşıyım, sevgi ihtiyacı en iyi biçimde eksiksiz doyurulmalı.

    Bizim alaturka yöntemler de bence bütünüyle doğru değil. Biz arayı bulmalıyız. Batılılar fazla bireysel, doğulular fazla içiçe. Bir ortası olmalı bunun.

    Henüz anne değlim, olduğumda fikrim değişir mi bilmiyorum ama çocuğumla birlikte yatma fikri bana uzak geliyor. Sağlıklıdır, değildir meselesi değil bu, içimden böyle bir şey gelmiyor. Fikirlerim, duygularım değişecek mi merakla bekliyorum.

    Bir de, şu soruyu kendimize sık sık sormak lazım çocuk yetiştirirken: Bunu kendim için mi yapıyorum, yoksa gerçekten çocuğum için mi?

    Sevgiler!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s