Continuum Concept, attachment parenting (doğal ebeveynlik) vs anneliğim için esas aldığım birçok ekolün içinde çocuğunuzu koynunuzda yatırmak var.  Ama son zamanlarda konuştuğum çoğu anne babadan şu itirafı alıyorum: ‘Çocuğumuz gecenin çoğunu yanımızda geçiriyor.  Bundan da çok bir şikayetimiz yok…’  Bu bahsettiğim çiftlerin çoğu continuum’u hiç duymamış, attachment parenting’den bi-haber, annelerimizden alışagelmiş yöntemlerle çocuk yetiştiriyorlar.  Sakın yanlış anlamayın, burada anne-babalık seçimine asla bir yorum yapmıyorum, herkes kendine en uygun olan yöntemi seçiyor bence, ama bir şekilde ‘çocuk illa da yatağında uyumalıdır,’ kuralı değişik çevrelerde bile benzer şekillerde rafa kaldırılıyor durumda.  Bunun sebebini merak ediyorum açıkçası…  Halbuki konvansiyonel anneliğin başta gelen kuralı çocuğu şımartmamaktır.  Bunun da en yakından hısım akrabası ‘çocuğu ağlatarak uyku eğitimi vermek, kendi başına kalmayı öğretmek, sınırları çizmek’tir.  Ama işte öyle olmuyor anladığım…

Ben kendim AP (attachment parenting) ile geç tanıştım.  Ama tanıştığımda farkettim ki içten içe çok benzer birşeyler yapıyormuşum zaten.  Uyku dışında.  Ben Ada’yı hiçbir zaman ağlatmadım.  Hatta götürdüğüm bir psikologun öngördüğü Ferber tarzı dakika hesabı yaparak ortalama 2 hafta günde 1.5 saatten ağlatma metodunu duyunca kulaklarıma kadar sinirden kızarıp, bu seans için ödediğim yüzlerce liranın bir geri dönüşü olabilmesi adına kendimi alternatif kitaplara gömdüm.  Şu gün diyebilirim ki dolaylı yoldan o seansın bana çok büyük faydaları olmuştur.  Evet.

Dediğim gibi, uyku konusunda kararsızdım.  Emzirmek, kucağımda taşımak, sürekli dokunmak kadar doğal bir şekilde gelmemişti bana yanımda yatırma isteği.  Ya da gelmişti de bir çok çevresel nedenden dolayı susturulmuş kalmıştı.  ‘ Bir kez yatağına alırsan bir daha geri dönüşü olmaz’, ‘çocuk kendi kendine uyumayı öğrenemezse, senden hiç kopamaz, birey olamaz’, ‘kocanla ilişkin bozulur’, ‘çocuğu uykunda ezersin’, ‘çocuğu uykunda ezicem korkusuyla asla dinlenemezsin’.  Böyle bir sene geçti.  Ada bir yaşına gelene kadar odasında uyudu (ilk beş ay hariç).  Ama biz hiç uyumadık.  En son halimiz şöyleydi:  yatmak için yatağa gir, 20dk sonra uyan, kalk, koridorda sürün, emzir, 45 dk sonra uyumuyor diye babayı çağır, baba sallarken sen kestir, o uyutabilirse 1 saat max beraber kestirin.  Sonra sabaha kadar aynı terane devam etsin.  Şimdi siz buna çocuk yatağında uyuyor diyebilir misiniz?

Bir çok şey tavsiye edildi.  En baskılı gelen ise ‘çocuğu memeden kes, mama yedir uyut, sabaha kadar rahat rahat uyuyun’ idi.  Çekici geldi mi?  Evet belki 3 dakika filan.  Sonra Dr Sears’in kitapları düştü aklıma.  En önemlisi de ‘Nighttime Parenting’ (Gece Boyu Ebeveynlik) Kitabın ana teması şu:  Anne-babalık 9-5 bir masa başı işi değil.  Saatleri yok ve evet, gece de gündüz kadar işiniz olmalı.  (Buna iş olarak bakıyorsanız tabi) Çocuğun sağlıklı olarak büyümesi için bu gerekli.  Onun fizyolojisi gece boyu uyumaya göre ayarlı değil.  Hatta gece boyu uyutulan çocuklar daha fazla SIDS (ani bebek ölümleri) tehlikesi altında.  Ağlaya ağlaya ağlamamayı öğrenen bebekler çok küçük yaşta ebeveynleriyle ilişkiyi kesiyor.

Şimdi çekici geliyor mu o gece boyu uyku size?

Bana gelmedi ve içimin sesini duymama yardımcı oldu.  1 yaşını az biraz geçince Ada’yı yanımızı aldık.  İkimiz için de tarifsiz bir sene oldu diyebilirim.  Tavsiye ettiğim tüm arkadaşlarım diğerlerine tavsiye ediyor.  Siz siz olun, bana inanın.  Bu iş çığ gibi büyüyor.  Yatağında uyuduğunu zannettiğiniz o komşunun oğlu da geceyi muhtemelen anne babasının yanında geçiriyor.  Sağlıklı olanı bu.  Çocuk bu şeklide kendini ailenin bir parçası olarak hissediyor.  Anne-babasıyla ihtiyaçlarına göre ilişki içinde olan çocuk daha çabuk serpiliyor, özgürleşiyor.  Kendine güvenli, ihtiyacı olduğunda arkasında anne babasının olduğunu bilen, güçlü bir birey olabiliyor.  E hani siz en başta zaten çocuğun birey olabilmesi için vermemiş miydiniz şu uyku eğitimini?  Al işte.

Çocuklara ihtiyaçlarından vazgeçmeyi öğretmeyin.  Size ‘yemek yemeye ihtiyacınız yok,’ denmesi gibi birşey bu.  Çocuklara iç seslerini duymamazlıktan gelmeyi öğretmeyin.  İleride yetişkin olduklarında kendi kararlarını sağlam verebilmek için o sesi aradıklarında, bulabilsinler.  Onun, ‘o’ olmasına izin verin.

Bakın söylüyorum, ben çebelleştim bu konuyla.  Siz cebelleşmeyin!

Evet, sizin çocuğunuz nerede uyuyor?

* Fotoğraf için Mackeson’a teşekkürler.

32 thoughts on “Çocuğunuz nerede uyuyor? (Gerçekten?)

  1. Kucağımda, boynumda, üstümde, yanımda, babasıyla aramızda, bazen sadece babasının kafasında, göbeğinde… Anladınız durumu.. Gündüz birbirini çok göremeyenlere özellikle tavsiye ederim. Dünyada daha tatlı bir uyku yok sanırım…

  2. Bu konuda hep bir yaqzi yazmak istedim, ama sen dile getirmissin ayni seyleri. Sayet yazarsam, sana da link veririm cunku cok guzel bir yazi olmus.
    Dante`yi 7 ayliga kadar bizim odada, kendi yataginda, ve kenedi odasinda kendi yataginda yatirdik. Birgun aniden Ferber uygulamaya karar verdik. Uzatmayayim, 3 gun boyunca aglattik. Bu aglatmalar suresinde omrumuzden omur gitti. Ben aglamalari duymamak icin arabayi yikatmaya goturuyordum, yada garajda arabanin icine kapatiyordum kendimi. Dante ise aglamaktan yataginda dengesini kaybedip oiraya buraya carpiyor, kafasi morariyor, yatagina kusuyordu aglamaktan. 1 saatten az olmadi hep bu aglamalar 3 gun boyunca. Evet uyuyordu ama, gece boyunca surekli icini ceken bir bebek ve surekli uyaniyor…Kendimi o kadar kotu bir anne hissettim ki, o kadar kendimden nefret ettim ki, Tammo`ya dedim ki, bu kadar sacmalik yeter, sacma sapan birsey yapiyoruz, bu geceden itibaren Dante aramizda yatacak. O gun bugundur, yani, 22 aydir (yani iki yildir) aramizda yatiyor ve hepimiz cok mutluyuz. Hala uyaniyor, gece emdigi icin (evet 29 aylik ve hala emerek uyur, arada uyandiginda emmek ister, olsun emsin, bunu secen benim) Tammo da ben de attacment parenting konusunda daha cok okumaya, arastirmaya basladik ve ne kadar dogru bir karar verdigimizi anladik. Simdi Ferber yada Tracy Hogg lafinin gectigi butun yazilardan buz gibi soguyorum, gormek dahi istemiyorum.
    Siz de en dogrusunu yaptiniz, okuyup arastirildiginda zaten en iyisinin bu oldugu, milyonlarca yildir insanoglunun denedigi, icgudulerimize islemis bir durumu inkar edip cocugu karanlik odada, yapayalniz ve caresiz birakip aglamasina izin vermek eger modernlikse, ben cagdisi bir magara kadini olayim, umrumda bile degil!
    Sevgilerimle

  3. Başakcım – gözümün önünde Deniz’in o halleri. O sabah uyanışlarını hiçbir şeye değişmem… Daha ne kadar bunu isteyecekler ki zaten, dimi?

    Açalya selam, Dante senin gibi bir annesi olduğu için çok şanslı… Birçok insan da Ferber’dan geri dönemiyor ve bir nevi ilişkiyi kaybediyor çocuğuyla…

    Ada da 22 aylık, ve gece boyu uyanıp emiyor, ve her gece emerek uykuya dalıyor. Bunlar benim için o kadar anneliğin bir parçası ki aksini hiç düşünmüyorum bile… Zaten bence de ne varsa mağara ve taş devri insanlarında var 🙂 Diyetlerimizi de onlara uydurmuyoruz şimdilerde??

  4. Ben seni cok sevdim, iyi ki Ayca facebook`ta link vermis bu yaziya…neden bugune kadar kacirmisim ki? neyse ekledim demirbaslara, artik bol bol ziyaret ederim…

  5. Açalya, sevindim 🙂 Ben de senin blogunu ilgi ile okuyorum… Ben az ve öz yazdığım içindir, blogosfer dünyasında çok havalı biri değilim… Kaçırmış olman normal yani.

    Sevgiler
    Aslı

  6. selam
    ben de ayça’nın paylaşımı üzerine girdim sayfana
    bugun bir blogger istedi de döndüm baktım saydım ve blogumda uykuyla ilgili 4 upuzun post girmişim zamanında. ferber hariç her şeyi deneyip, son bir aydır 16 aylık oğluyla koyun koyuna yatan mutlu bir anneyim. bu ferberler -zamanında sıkı bir savunucusu olduğum-tracyler sanırım bireyselliğine fazlaca düşkün batılı ebeveynlerin, çocuklarını bir an önce başlarından “defetmesine” yardım etmek için çabalıyorlar. bizimki gibi çocuğuyla içli-dışlı olmayı seven toplumların içine nifak tohumu serpemk istediklerine dair bir komplo teorim bile var.
    benim zamanında ne çok çabaladığımı -acıyarak-okumak istersen
    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2009/01/uyku-serisi-3-tuna-uyumay-reniyor-bu.html
    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2009/01/uyku-serisi-2-tracy-hogg.html
    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2008/12/uyku-serisi.html
    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2009/08/en-buyuk-annelik-snavuyku-suzluk.html

  7. Hülya merhaba… Hoşgeldin. Ayça sağolsun renklendi burası..
    Hepimiz ne yollar denedik, sorma biz ne yollardan geçtik. Hogg benzeri şeyleri biz de az denemedik eşimle. Dedim ya az cebelleşmedim ben bu konuyla… Ama önemli olan doğru yolu bulabilmiş olmamız değil mi? O dediğin ‘bireyselliğe düşkünlük’ tozu kaçıyor bizlerin burnuna da haklısın. Ama insan sosyal bir varlık. Çocularımızın özünü bozmasak zaten insalığın özünü daha iyi kavrayacağız ama… zamanla… Oralara da geleceğiz…

  8. Kucagımda, gobegimde, boynumda, eli gırtlagımda ya da koynumda ama mutlaka bana dokunarak ya da koklayarak uyuyor… Kızım Eylul Berfe yakında 26 aylık olacak ama neredeyse bana yapışık yaşıyor. Gecen kışı kızımla yatagımızda gecirdik, bu yaz sütten ve emzikten ayırdık ve odasına aldık. Ne fayda!! 2 aydır olan düzen şu: Gece uykusuna yatagında dalar ama saat 4-5 gibi ‘Annee’ diye seslenir ve hooppp aramıza!!!
    Elini boynuma dolar ve yatakta done done uyumaya devam eder. Son 2 haftadır ogle uykuların da benimle yatmak istiyor yoksa ne kadar yorgun olursa olsun 10 dakika sonra kalkıyor.
    Sonuç mu? Onun mutlulugu herşeyden onemli degil mi?
    Ne kadar istesem de kendi yerinde yatmasını, imrensem de bunu başaranlara, bizim cocugumuz boyle üzmeye gerek yok degil mi?
    Yazınızla ve gelen yorumlarla moral buldum inanın, akışına bırakmak gerekiyor galiba biraz da…
    Sevgiler
    Medihan

    PS. Bu arada benim kızım da bobrek reflusu hastası, ASM Gebze Hastanesinde tedavi goruyoruz, siz pek bahsetmiyorsunuz kızınızın hastalıgından bu aralar. İsterseniz mail adresimden yazışabiliriz.

  9. 21 aylık Zeynep kızım ve ben koyun koyuna,öpe koklaya,sarmaş dolaş uyuyoruz. Geceleri de emziriyorum hem de bütün gece beslemesini kesin diyen kitaplara, doktorlara inat…Böyle de devam edeceğiz :))))

  10. oh be!!! son zamanlarda okuduğum, okurken beni en çok rahatlatan yazı bu! oğlumu 15 aylık bir mücadeleden sonra yanımıza almamızın verdiği suçluluk duygusu artık bu satırlarda son buluyor. “her gece 5-6 kere uyanmaktan bitap düşen anne-baba mı daha gündüz çocuğu için daha verimli olur, deliksiz uyuyan anne-baba mı? ” sorusunun yanıtını kendimizce bulmuş olsak da, hala bunu duyunca gözlerini faltaşı gibi açıp kendince öğütler vermeye niyetli insanlarla dolu etrafımız. biz çok rahatız, şimdiye kadar içgüdüsel olduğunu düşünerek seçtiğimiz bu yolun mantığa uygun açıklamalarının da olduğunu öğrenmek çok rahatlattı beni. paylaşım için çok teşekkürler… kesintisiz bol uykular, sabah en güzel hallerle iyi uyanmalar…

  11. Medihan selam. Dediğin gibi en önemlisi çocuğun mutluluğu, ama bir o kadar da anne-babanınki… Bizim moralsizliklerimiz hep dışarıdan gelen baskılarla ilgili. ‘Olması gereken’i yapamamaktan… Ama kendini rahat bıraktığında farkediyosun ki senin de istediğin bu zaten…

    Bu arada reflü ile ilgili özel yazışalım istersen… Biz buna hiçbir zaman bir ‘hastalık’ olarak bakmadık… Zaten değil çünkü… Bu aralar da pek konuşmuyoruz bu konuda, yazacağım kadarını da yazdım diye düşünüyorum… Biz bu konuyla başa çıkma durumunu olayları akışına bırakarak ve vücüdun kendi kendisini yenilemesine izin vererek çözülmk üzere evrene teslim ettik. Tavsiye ederim 🙂

    Neslihan, ben de doktorlara – hele de en doğalcılarına bile – inat, gece boyu emziriyorum. Takip ettiysen Ada’nın bir de böbrek durumu vardı, emzirmeyin yormayın dediler, ama bence tam tersi, sık sık emip idrara yaparak steril tutmak daha akıllıca, o yüzden doktorları değil de iç sesimizi dinlememiz çok güzel bence…

    Berna, beraber uykunun faydaları yazmakla bitmiyor. Sanırım bunu bir seri yapacağım… Benim en çok şahit olduğuma şaşırdığım anne-bebeğin nefes ve uyku evrelerinin beraber uyuyunca senkronize olmasıdır mesela. Bebek yanınızda yatınca ikiniz de aynı anda hafif uykuda olursunuz ve bu o kadar koymaz, ama ayrı odalardayken uyanın bakalım siz o deriiin uykunuzdan bakalım, değil mi? Dikkat edin, göreceksiniz…

    1. reflu derken VUR’dan mı bahsediyorsunuz? eğer oyleyse, şu an uguladığınız tedavi ve araştırdıklarınızı bilmiyorum ama macroplastic konusunu bir araştırmanızı öneririm. son yıllardaki literatürleri takip etmedim ama o kocaman upuzun ve sonrası cok zor ameliyata kesinlkle girişmeyin derim. masroplastic enjeksiyonuyla çok çabuk halloluyor herşey. defalarca şahit oldum…

  12. Budur…
    5. aydan itibaren her gece acaba bugun tum gece uyuyabilecek miyim diyerek girdim yataga…(Ki su an 27. ayin sonundayiz)
    “Kucak kucaga yatayim, kokusunu icine cekeyim, o da yuzumu oksasin oyle uyuyalim” la “ama simdi bi taviz verirsek allah bilir kac yasina kadar bizimle yatacak, taviz vermemeliyiz, kendi yataginda yatmali” lar arasinda gidip gelen 22 ay sonunda, gec de olsa artik uyku savaslari, sinir harpleri, “ben nerde yanlis yapiyorum”la biten vicdan azaplari da bu yaziyla son bulacak umarim.. Cok sagol Asli ve tabi linki veren Ayca…..

  13. Merhaba

    Benim oglum 16aylik ve yanimizda hic uyumadi .AYni odada 4.5 ay uyudu sadece,sonra kendi odasina gecti.
    Illaki aglatacak duruma getirip , sonrada yanimiza almakta sart degilbence.
    Ilyas ilk gunden beri muzikle uyur.
    Odasina gecirdigimizfde onu ayni muzikle yatirdikyatagina ve uyudu
    Hic birzaman bizi yaninda istedigi icin aglamadi
    Ben onunla ayni yatakta ya da ayni odada yatmadigim icin bizden uzak oldugunu veya olacagini dusunmuyorum hic
    Gun boyu anne ve babanin sevgisini hisseden ,her anini bizlerle oynayarak ve yuvarlanarak geciren bir cocuk ama uyku vakti geldiginde yatagina yatmasi ve uyumasi gerektigini biliyor

    Sunuda itiraf etmeliyim ki cocugu uyku sorunu ceken bir cok anne hahh iste diyor !! en guzeli yanina almak , dogrusu bu ..yani bu dusunceler inlari rahatlattigi icin dogru olanin bu olduguna inaniyorlar / inanmak istiyorlar

    Her anne cocugu icin dogru olani en iyi kendisi bilir ama ben sahsen gece yataginda yatan bir cocugun ancak iyi uyku disiplini almis bir cocuk oldugunu dusunuyorum .

    Anne ve babaninda , daha verimli ve saglikli olabilikmek deliksiz uykuya ihtiyaci var
    Ben asla kendimi 07:00-21:00 bir anne olarak gormedim , gormuyorum aksine oglum odasinda ve kendi kendine uyudugu icin cok mutluyum

    Hatta bakmak isterseniz bu konuyla ilgili bir yazim olmustu

    http://canims.blogspot.com/2009/08/zzzzzzzzzzzzzzzzzz.html

    sevgiler

  14. merhaba,
    bence her anne içgdülerine güvenmeli. ama prof. sabiha paktuna keskin’den duyduklarımı burada paylaşmak isterim. 3 yaşına kadar bir cocugun digerlerine guven geliştirdigini, 3ten sonra da, bu başkalarına guven gelişmişse ozguven geliştigini söyledi. 3 yaşıan kadar bir bebegin ağlatılmaması gerektiği, bir bebeğin ağlayıp ağlayıp sonunda susutuğu noktanın çaresizliğin son noktası oldugunu, “ne yaparsan yapayım, kimse gelmeyecek”i kabul ettiğini… halbuki “ne olursa olsun her zaman annem burada” demesi lazım. ayrıca bebeğin anne-babanın odasında yatması gerektiğini de söyledi. geceleri kontrol etmek için bebeğin uyandığını “bana bakan o kişi hala burada mı” diye kontrol ettiğini, ve yürüyemenyen kalakamayan bir cocugu parmaklıklı bir yatakta bir başka odada yatırmayı başarmanın bir başarı olmadığını, aksine çocuğa travma yaşattığını söyledi. ben oğlumu hiç ağlatmadım, çok söylediler ama dinlemedim. çok yoruldum, canım çıktı, evet. ama onun annesine ihtiyacı var ve onu rahat ettirmek benim sorumluluğum, ayrıca mutluluğum 🙂 aynı yatakta değil ama aynı odada uyuyoruz. şimdi 3 aylık ve ilk 1 seneyi boyle geçirmeyi dusunuyorum. çocugu başka odada yatıracağım diye uğraşmayın lütfen. bunların bir doğruluğu olmadığı artık tüm prof.larca söyleniyor.

  15. Aslıcım .. en sonunda bir iki kelime yazacak vakti buldum
    Son gunlerde benim de gundemimde olan bir konu bu uyku meselesi. biliyorsun

    erin emzirdigim donemlerde memede uyurdu
    gece de 3-4 kere uyanip meme isterdi
    bizim odamiz ile onunki yan yana ve arada duvarda bir bosluk var ( eski ferikoy evleri bu sekilde :=) iki oda arasinda bir cam bolme var biz cami kirip duvar boslugu yaptik kucuk oda aydinliga baktigi icin havalandirme gorevi goruyor ) bundan sebep yanimizda yatiyor gibiydi .
    İlk 4 ay ayni odada yattik ama gunduzleri yataginda yatiyordu.
    1 yasina kadar her sabah saat 5 te yanimiza gelmek istedi
    ve ben yanimda uyudugu zamanlar en kaliteli uykularimi uyudum arada emzirip uykuya devam ediyordum/uk.
    Bunlari yaparken dogal ebeveynlik ileilgili bir bilgim yoktu sadece icimden geleni yapiyordum ama cevremde odasinda uyutulmak icin metodlar deneyen insanlardan da etkileniyordum: ” acaba ben anne bağımlı bir cocuk mu yetistiriyorum?” diye ve bu gel-gitlere sebep oluyordu.
    simdi eksik bile yaptigimi dusunuyorum !!

    Doktorumuz daha erin 8 aylikken bize ” gece 12’den 5 e kadar beslenmeden sadece uyumasi gerektigini baslarda aglayabilecegini ve sonra buna alisabilecegini memeyi acliktan degil aliskanliktan istedigini” soylediginde ben uzaklasarak kactim oradan. İlk zamanlar babamiz bu konuda israrciydi ama ben emzirmek istiyordum karni ac olmayabilir ama ya ruhu?
    meme emen bir bebek aglatilmali mi?
    kac yasina kadar emecek bu bebek ?

    simdi erin 3 yasina geldigi bu donemde aksam yatip sabah kalkiyor
    artik odasinda uyumasi gerektigi bile soylemedik ona biz emzirme isi bittiginde odasina goturup uyutmaya basladik o da buna karsi cikmadi
    ben doktorun dedigini yapmadim!
    22 ay emzirdim ve 22 ay her gece 3-4 kere uyanip yanina gittim yanima gelmek istediginde de izin verdim hala da sabahlari kalkar yanimiza gelir miyir miyir keyif yapariz.
    bence beyin gelisiminin bu ruhsal destege cok ihtiyaci var
    elbet ki uzun sure aglatilan bir bebek cevap alamadiginda susacaktir
    ama o sustuklarini ileride bizlere baska yollarla anlatabileceginden suphem yok
    bir sure sonra ben istesem de yanimiza gelmeyecek biliyorum
    o yuzden dokunmak,dokunarak uyumak, sevmek, emzirmek ..bunlar doganin bir anne ve bebege verdigi en buyuk nimet !!bence tabii

    ayri odada uyuyan bir cocuk aglatilmadan kendi istegi ile bunu yapiyorsa ne ala ama ille de kendi uyusun diye kullanilan metodlar bence bir bebek icin cok agir.

    gunduzleri kendi yataginda uyuyabilir ama gece annesini istiyorsa bence yaninda olmali.

    insanin bebeginin kokusuyla uyumasi ne yuce bir duygu!
    Sonrasinda yaniniza gelemdiginde bunu hissedeceksiniz.. tecrubeyle dogru orantili :=)
    emzirirken o kadar cok yoruluyordum ki bitsin artik diyordum simdi göğsüme sokabilmek icin çaba sarf ediyorum iki saniye bile durmuyor.. ne guzelmiş kokusunu emzirirken içime çekmek :=))

    sevgiler

  16. Adasim,
    Yazinin ozellikle son paragrafina bayildim. Ben de cocuklarimizin her seyden evvel sevgi – guven – huzur duygusu ile sarmalanarak buyumesini istiyorum. O yolda elimden geleni yapmaya calisiyorum. Blogunu gec ogrendim ama firsat buldukca takip etmeye calisacagim. Sevgiler.

  17. Bu yaziya yorumlar gelmeye devam ediyor. Bizde durum hala ayni. Gece memesine devam ediyoruz, ama Ada artik daha uzun uyuyor. Bazen kafasini cevirip babasinin yanina gidip orada uyuyor. Gece basinda yeni ‘buyuk cocuk yatagi’na yatiyor. Gecenin bir yarisi cagiriyor, gidip aliyoruz. Asli’ bu arada hos geldin 🙂

    Ayca – ben de sanirim yavas yavas sutu birakma fikrine yaklasiyorum, biliyorsun 🙂 ama o emzirirkenki o koku yok mu ondan nasil vazgecerim onu hic bilemiyorum iste!

  18. merhaba, yazıyı çook beğendim. Çok doğru tespit. Bebeğin yeri her ihtiyac duyduğunda annesinin koynu olmalı..
    ben de bebeğim küçükken yani 17 sene:))önce onu ilk günden kendi yatağında yatırdım ama hiç ağlatmadım, hık dediği anda ihtiyacını anlamak üzere başuunda olacak şekilde. Bunu her annenin yapmasını beklemek yanlış çünkü doğrular farklı olacaktır. Ama yanımızda bebeğimin fazla rahat olamayacağına inandım, yatağımız da küçüktü bizim zaten.
    ve en önemlisi o daha uyurken mıkırtısını duyduğum anda alamaya dönmeden başında olup , beden dilinden ihtiyacını anlamaya çalışıp, yatışını değişip, gazını çıkarıp, besleyip, geri yatıyordum. bazan benim varlığımsa onun ihtiyacı yanında yatıyordum, bazan çok yorulduysam, üstümdeki sabahlığımı çıkarıp ona sarıyordum ısım ve kokumu alabilsin diye.

  19. jale selam

    beğendiğine sevindim. ben de iteni ilgiyle izliyorum.

    bence çok önemli bu süreç.

    yakında bu yazıya bir takip yazısı yazacağım… bazı şeyler değişiyor şu anda, biraz daha yerleşik bir düzene geçmesini bekliyorum…

    sevgiler
    Aslı

  20. Problem aglatma, yatir kaldir metodlarini uygulamaya kalkismaktan kaynaklaniyor olabilir diye dusunuyorum. Biz bes ay ayni odada uyuduk. Odamiz kucuk oldugundan bir moses basket vardi kizimin uyumasi icin, elini kolunu saga sola carpip kendini uyandirmaya baslayinca odasina goturduk ve son uc gune kadar bu boyle surdu. Israr ettim yanimiza gelmedi, seni uyutayim ben kendi yatagima gidicem dedi yarim yarim. 20 ay emzirdim, geceleri 10 kere kalkmaya baslamisti son donemlerde, sorunsuzca kestik, Aysuna tutunduk sikica:))
    Dedigim gibi persembe aksamina, uc gun oncesine kadar. Sanirim benim yuzumden oldu , gecirdigim duygusal bir travma (blog sayfamiza bakabilirsiniz sebebi icin)benim ona ihtiyacim oldugunu hissettirdi, maalesef onunde hickirarak aglamis bulundum. 34 aydir bu ani bekliyorduk esimle, sarilip uyuyoruz, pek nefis oluyor, nasil istiyorsak oyle yapiyoruz, iyi oldugumu anladiginda, guvende oldugumu hissettiginde gider herhalde, gitmese de olur, ne anlar Ferber, Hogg bizim iliskilerimizden, herkese keyifli geceler diliyorum

  21. Bu arada yetiskinlerin de cocuklarin duygusal olgunluguna ihtiyac duyabileceklerini anlamis bulunuyorum, aksi sesleri duyar gibiyim, 3 yasinda cocugun onunde aglamak cok nahos bir durum elbette biliyorum, sokun siddeti desek affolurum belki

  22. Bu yazıları ve yorumları okuyunca yine şaşırdım.
    Ben kızımla birlikte uyuyamadım, uyuyamıyorum. Daha küçükken ezerim, bir tarafına zarar veririm diye kımıldamadan yattığım için uyuyamıyordum. Zaten bir bebeğe sarılarak uyumak da mümkün değil. Sanırım ben gergin olduğum için o da gerilip, rahat uyuyamıyordu.
    2 ayı bitince önce sabah uykularında, sonrasında da gece uykularında odasında uyumaya başladı. Ben de Jale Hanım gibi gık dese yanına gidiyordum. Hiç ağlatmadım kızımı. Uykusuzluktan, uykuya dalamamaktan dolayı ağladığı zamanlarda da hep yanında durdum, tek başına ağlamasına izin vermedim.
    Şu anda aslında birlikte yatmak istiyorum ama bu sefer de o tek başına yatmaya alıştı. Yatakta kimseye değmeyecek şekilde uzaklaşarak yatıyor, ama bu şekilde bile rahat uyuyamıyor, en ufak hareketimizde uyanıyor. Yatağında ise mışıl mışıl uyuyor.
    5. aydan itibaren gece 11’de son öğününü alıp sabah 7’ye kadar uyanmadan uyuyordu. Şu anda akşam 7’de meme emip 8’de uyuyor ve sabah 7’ye kadar da mızırdanmak üzere bile uyanmıyor.
    Ama şunu da eklemeliyim ki ben kızıma ilk 6 ay sadece anne sütü verdim. İlk 3 ay her istediğinde meme verdim, hatta tam 11 saat memede kaldığını hatırlıyorum. Şu anda da sabah ve akşam 1’er saat memede kalıyor. Yatarak emziriyorum ve kızım yatakta yuvarlanıp, saçlarımla oynayarak, hatta memede kestirerek emiyor. Sanırım bana da memeye de doyuyor.
    Belki biraz daha büyüdüğünde yanımıza gelir, mi acaba?

  23. 2 ay önce odasını ayırdım,en başta saydığınız o saçma nedenlerden dolayı fakat biz hala koyun koyuna,kafamda karnımda,eli dudaklarımda,sarmaş dolaş uyuyoruz meleğimle sadece mekan değiştirdik o kadar..Şikayetçimiyim? asla olmadım,sırf eşim istedi diye oda ayırmıştım zaten şimdi o rahat yatağında uyuyo bizse oğluşumla koyun koyuna uyumaya devam ediyoruz 26 aydır

  24. benim oglum 16 aylik, hala emziriyorum, ilk 6 ay kendi yataginda uyudu, zaten bir uyudu mu 8-9 saat hic uyanmiyordu, ne olduysa ben ise geri dondugumde oldu, geceleri defalarca uyaniyor benden baskasi ise kalkmiyordu, bir gun yorgunluktan emzirirken uyudum ve bizimle uyumaya baladi. Simdi geceleri uyaniyor ben uyku aramda emziriyorum, o da uyumaya devam ediyor, ben de uyuyorum, onceleri esimle birlikte uyuyorduk simdi oglanin yataginda uyuyoruz. Bu durumdan biraz hosnutsuz olsam da sorun etmiyorum ancak simdi is icin 1 haftaligina yurt disina gidecegim daha once de gittigimde cok aglamis, hastalanmis, o yuzden cok endiseliyim. Sizce bu surecte ne yapmaliyim, acaba oncesinde emzirmeyi birakmali miyim, bir de ne zaman cocuklar kendileri uyumaya baslar acaba?

  25. buraya bir durum güncellemesi yapmak istiyorum. oğlum iki yaşına kadar benimle uyudu. sonra ona yeni bir yatak aldık. odasına koyduk. ne oldu biliyor musunuz? hiç bir şey. yatağına yattı ve uyudu. hiç kalkıp yanımıza gelmedi. bir cocugun ihtiyacı tatmin edildiğinde onunla ilgili sorun çıkmayacağı düşüncemde haklı çıktım 🙂 oğlum adına mutluyum 🙂

  26. Tercih ettiğiniz yöntem çok güzel, ayrıca çok da güzel açıklamışsınız nedenlerini ama anlayamadığım bir konu var “Ağlaya ağlaya ağlamamayı öğrenen bebekler çok küçük yaşta ebeveynleriyle ilişkiyi kesiyor. ” demişsiniz, bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? Ben de araştırdım bu cümleniz üzerine ama bu konuda yapılmış herhangi bir bilimsel çalışma, deney vs. bulamadım. Bazen beğendiğimiz şeyi methedelim derken ipin ucunu kaçırıp işi karşı fikri yermeye götürüyoruz galiba. Ferber metodu sizin annelik anlayışınıza uymuyor olabilir, hatta zalimce de buluyor olabilirsiniz o zaman bu fikrinizi tabii ki yayın, herkese tavsiye edin, “bu ne zalimliktir” deyin ama böyle ” aman yapmayın bebeğiniz sizden uzaklaşır” türü temeli olmayan kuru korkutmalarla değil. Unutmayın size uygun gelmeyen bir yöntem, bir başkasının tam aradığı yöntem olabilir.

    Bu arada ben de ferber yöntemini kullanıyor değilim, henüz uyku problemi yaşamadı kızım zaten. Sadece annelerin sürekli korkutularak birşeylere yönlendirilmeye çalışılmasından hoşlanmıyorum.

  27. tabiki cocuklarımızı cok seviyoruz ve ten teması kurmayı onlar kadar bizde seviyoruz ama 21 aylık bir oğlum var 19 ayda emzirmeyi bıraktım ama simdide ilk 2-3 saat haric onun odasında yatmak zorunda kalıyorum, o uyusun giderim diye beklerken orada uyuyup kalıyorum, sabahta kalkıp ise gidiyorum, dinlenemeden. bazen yerde yatıyoruz bazen o yatağında ben kanepede (özellikle ayrı yatmak istiyorum bu ara) biz bebekliğinden beri uyku sorunu yaşıyoruz canım oğlumla ama hiç bir yöntem denemeyi düşünmedim. ama ben ayrı yatmalı diye düşünüyorum, sevgi, ilgi tatmini uyanıkken yaşanmalıki annenin de dinlenmeye vakti kalsın istiyorum 😦

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s