Ergo-nomik Taşıma

Bebeğinizi nasıl taşıyorsunuz?  Kucakta, anne kucağında, pusette?   Bebeğiniz en çok kucakta mı durmayı seviyor?  Eyvah, şımardı mı yoksa? Bu tip endişeler içinde olan anne babalara güzel bir haberim var.  Bebeğinizi hem kucağınızda taşımanızı sağlayan, hem de kollarınızı koparmayan yöntemler var.  Üstelik çok sofistike sistemler olması da gerekmiyor.  Bildiğiniz tarlada çalışan anneyi gözünüzün önüne getirin. […]

Devamını oku

O bir baba…

Kızı güldükçe yüzüne aydınlık gelir onun da.  Ağzı kulaklarına varır, cildi parlar, gözlerinin içinden o sevgi okunur derinden.  Anlarsınız. Çıldırır bizimki onu görünce, titrer mutluluktan.  O kapıdan girdi mi akan her su durur, bırakılır yapılan her iş ve ona koşulur.  O kavuşma anına yalnızca seyirci kalır odadaki diğer insanlar.  O an, onlar bir bütün olur. […]

Devamını oku

Doğal ebeveynler, sakin bebekler

Dokunun.  Mümkün olduğu kadar.  Emzirin istediği kadar, o bırakana dek.  Taşıyın; sırtınızda, omzunuzda, belinizde bir çanta misali.  Sevin, sınırsızca, hissettirin bunu da.  Dinleyin içgüdülerinizi.  Korkmayın şımartmaktan. Siz; sakin, mutlu, kendine yeten bir çocuk yetiştiriyorsunuz. Tebrikler.  Geri dönüşü geç, ama sonuçları mükemmel olacak.  En önemlisi de yolculuğunuz çok keyifli… Bu tarz çocuk yetiştirmenin literatürdeki adı ‘Doğal […]

Devamını oku

Kritik kararlar…

Şimdi gelelim şu doğum sonrası ortaya çıkan reflü meselesine.  Üstünde az durduğuma bakmayın, esasında bayağı ciddi birşey.   Tıp literatüründe VUR olarak nitelendiriliyor.  Kısaca açıklaması, idrar yapma sırasında, ters bir akım oluşması ve mesanedeki idrarın dışarı atımı sırasında bir kısmının da böbreklere geri kaçması.  Bunun I ila V arası seviyeleri var.  I-III arası çok ciddi […]

Devamını oku

Doğal neden güzeldir?

Doğal doğum hakkında ne biliyorsunuz?  Bu iki kelime sizin için ne anlama geliyor? Bu soruyu bana 2 sene önce sorsanız, hatta ilk hamileliğimin başında, ‘vajinal yoldan yapılan doğum’ olarak tanımlardım.  Yani sezeryan dışı olan her doğum, benim için doğaldı. Sezeryana oldum olası hiç yanaşmadım.  Ama Ada’nın beni dürtmeleri olmasaydı, sanırım burada kalır ve onu ‘pitocin-epidural-epizio’ […]

Devamını oku

Fahri Diploma ve Doğu-Batı Sentezi

Beni tanıyanlar bilirler: araştırmayı, okumayı ne kadar cok severim. Beni tanıyanlar şunu da bilirler: sağlık konusuna özel bir takıklığım vardır. Bu ikisinin birleşimi eskiden kendisini ‘doktor hayranlığı’ olarak ortaya koyuyordu sanırım.  Sık sık da doktora giden bir insan olduğum için eşim bana ‘doktor delisi’ derdi.  Meğer sebebi başkaymış, varmış bir anlaşılamayan sağlık karması… Araştırma meraklısı […]

Devamını oku

Şu mesele

Şimdi merak edenler vardır bu böbrek meselesi noldu diye… Son derece evrimsel geçirdiğim bir 4-5 ay sonunda, 27 Aralık 2007 tarihinde New York şehrinin ‘yukarı doğu’ bölümünde gözlerini hayata açtı Ada.  Hem de etrafında bulunan herkesin büyüsünden etkilendiği, dışarıdaki keskin soğuğa rağmen içlere akan bir ılıklık saçarak… Suratımıza çarpan bir tokat gibiydi şu böbrek meselesi… […]

Devamını oku