“Allah kahretsin,” demiştim ilk 2 çizgiyi gördüğümde.
Ne utanmıştım sonra. Yazacağım deyip bir türlü yazmaya elimin gitmemesinde var mıydı bir hacet.
Ada o kadar büyük krizler geçirdi, bulantılarım beni o kadar yatağa bağladı ki, kaldım böyle arada derede.
Genelde olayları özümsedikten ve çözümledikten sonra yazıyorum. Bir başkasına faydası olur diye.
Şimdi ise tam ortasındayım zorluğun. Kemiklerimi acıtan yerdeyim.
13.5 haftalık down sendromlu bir erkek bebeğe gebeyim. Benim yerimde olan annelerin %97 sinin yaptığını yapacağım yarın, çok zor da olsa ona veda edeceğim. Keşke anlatacak cesurluk öykülerim olsaydı, keşke alternatif kalabilseydim, eğitici olabilseydim, az seçilen yolu seçebilseydim. Bu sefer olmadı. Cesaret edemedim. Hayatım boyunca da bunu taşıyacağım.
Cennetteki bebeklerimin sayısı ikiye çıkacak, dünyada ise bir tane pırlantam var. Ne saçma değil mi?
Buraya yolunuz düşerse yarın, bebeğim için bir güzel düşünce gönderirseniz sevinirim.
Birgün, belki anlayacağım. Ama şimdi, bir tek acıyorum. Hem de çok.
Elveda bebeğim. Seni seviyoruz.
Buraya yolum dustu..yaziyi okudum,gozlerime yas dustu..gercekten hayat bize ne sunacak bir saniye sonra bilmeden yasiyoruz.ama yasanan hersey cok degerli.aci verse de..eminim bu yasananlardan daha guclu daha yeni daha olgun bir hal alarak devam etmek icin yola yine o hayat’doga’ elini uzatacak,gunesli bir tepeye dogru cekecektir ucunuzu de.Belki de esas cesaret bu karari vermektir ve bunu paylasabilmektir.boll sans diliyorum!sevgiler sunuyorum!