Evet söz verdim, yazacaktım.
Arayı açmak istemedim.
Okuyanlar bilirler, diş maceralarımı. Gezdiğim diş hekimi sayısının 10un üzerine çıktığını da.
Son diş maceramızdan sonra, dişlerimizde lekelenmeler tekrarladı. Bahsedilen ozon tedavisini de yaptırmaya ayaklarımız gitmedi bir türlü. Amaç edindik, dişlerini 3.5/4 yaşına kadar olduğu durumda tutabilirsek, sonra müdahale daha insani olacaktı.
Bu arada ozon tedavisini danışmak için gittiğimiz Timuçin bey yurtdışına taşındı.
Biz de yeni arayışlara başladık. Gene çok methedilen Etiler’de bir kliniğe gittik kontrole. Nasıl arkamıza bakmadan kaçtığımızı anlatamam, bu kadar işini bilmeyen, anlamayan, eli ayağına dolanan bir hekim daha görmedim, özelden yazanlara kliniğin adını verebilirim. O kadar uzak durulması gereken bir yer. Ada’nın azı dişlerinin çürük seviyesini bağırta çağırta ölçmeye çalışırken bir yandan çok derin olduklarını belirttiler. Ben o noktada “yeter bu iş!” deyip çocuğu alıp çıktığımı hatırlıyorum. Bu bir süre diş maceramızın sonu oldu.
Kabullendiğimiz, sentezden çıkardığımız şu oldu: Arka azı dişlerinde çürük başlangıcı vardı. Ön dişlerindekiler daha ziyade leke idi, ama tekrarlıyordu.
İyi bir bakım sonucu oldukları yerde kalırlarsa, sonra başa çıkabilirdik.
Bir gün çocuk doktorumuz Hülya Hanım (Sonugür), sevgili Işık Demiröz’ü tavsiye etti. Kendisini ara ara hep aradım, hep kongre dönemlerine denk geldim.
Geçtiğimiz hafta muayenehanesinden içeri girme şansımız oldu. Dünyamız bir kez daha değişti. Bir kere melek gibi bir insan karşıladı bizi. Gözlerinin içi gülüyordu. Çocuklara çok hassiyetle yaklaşan birisi olduğu çok belliydi. Belli ki bu işte çok tecrübeliydi.
Deneyimlerimizi ve hikayemizi dikkatle dinledi.
Kendi diş macunumuzu kendimiz yaptığımızı öğrendiğinde ilgilendi, sordu, nereden aldığımızı öğrenmek istedi. “Ben de sizden birşey öğrendim, ne güzel” dedi. Bu kadar kıdemli bir insanda, bir hekimde, bu kadar egosuzluk alışık olduğumuz birşey değil.
Çocuklarınızın her türlü diş problemleri, bakımları için şiddetle tavsiye olunur !
Ha, bu arada, Ada’nın azıları dahil ağzındaki hiçbir dişinde çürük olmadığını söyledi. Buyrun bakalım.
Çok sorulduğu için ev yapımı diş macunumuzun formülü aşağıdaki gibidir. Ben malzemeleri Amerika’dan buluyorum. 1 sene bu macunla düzenli fırçalayarak, dişlerdeki renkleri bayağı bir açtık.
- Bir ölçek “Bentonite Clay” (bir çeşit doğal kil, faydaları saymakla bitecek gibi bir meret değil)
- Bir ölçek su
- Bir ölçek toz halinde xylitol (opsiyonel)
- Bir kaç damla okaliptüs esansiyel yağı (biz bunu koymadık)
Karışacak, macun kıvamına gelecek. Küçük cam bir kavanozda uzun süre saklayabilirsiniz. Tadı çok güzel olduğu için çocuklar çok seviyor (Xylitolsüz yaparsanız, biraz daha toprakımsı tadı oluyor.) Xylitol da ayrıca dişlerin sertleşmesi için ve çürüklere karşı kullanılan doğal bir tatlandırıcı. Bazı karşıt düşünceler olsa da biz kullandık, sakıncasını görmedik. Bu macunun aynı zamanda yenebilir özelliği de olduğu için “aman yuttu!” derdi de olmuyor. Kendiniz de kullanın, macunların içindeki kimyasalların ne fena şeyler olduğunu bilseniz, ağzınıza koyamazsınız!
Kolay gelsin!
Not: Işık hanım’a ulaşmak için adres ve telefon bilgileri şöyledir:
Teşvikiye Cad. Pamuk Apt. kat 2 d.4 (Cities karşısı)
Nişantaşı
Tel. 0212 224 9396
Merhaba ,
Diş konusunda bir soru olursa yazın demişsiniz… yazıyorum : )
Benim Ada’mın da tüm dişlerinin rengi mavi ile siyah arasında. Demir damlasından olabilir dedi doktorumuz, damlayı kestik ama hala aynı şekilde. Bilginiz var mı ? Ya da size bu konuyla ilgili tavsiye gelmiş miydi hiç ?
Hale hanım selamlar
Evet demir damlası bunu yapabiliyor. Zamanla geçiyor sanırım. Çocuğunuz kaç yaşında?
Işık hanıma gösterebilirsiniz.. Demir konusunu kendisiyle görüştük, o demir lekelerinin en kolay temizlenen şeyler olduğunu söyledi…
Tez geçmesi dileğimle. Demir için de daha doğal bir şurup var sanırım piyasada. Adı Floradix.